10.YIL NUTKU VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ 10 KASIM VIDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ

2007 KPSS Öğrenme Psikolojisi

Bu soruyu gönderen tulin tarih Mayıs 24th, 2008

Sosyal öğrenme kuramı, öğrenmede farklı stratejile­rin olması gerektiğini savunur. Bu stratejilerden birisi de gözlem yoluyla öğrenmedir.

Aşağıdakilerden hangisinin gözlem yoluyla öğ­renmede yer alması beklenmez?

 

A)       Dikkat etme

B)      Hatırda tutma

C)      Davranışı ortaya koyma

D)      Güdülenme

E)       Uyarıcı-tepki bağı kurma

Öğrenme Psikolojisi

Bu soruyu gönderen tulin tarih Mayıs 21st, 2008

Öğrencilerin psikomotor becerilerini kazandırmaları ve yaparak yaşayarak öğren­melerine imkan veren; bir işlemin uygulanması ve bir araç gerecin çalıştırılmasıyla ilgili açıklama ve uygulamaların bir arada ele alındığı yönteme ne ad verilir?

A)      Problem çözme

 

B)      Gösterip yaptırma

 

C)      Örnek olay

 

D)      Gezi gözlem

 

E)      Deney

Öğrenme Psikolojisi

Bu soruyu gönderen tulin tarih Mayıs 21st, 2008

Öğretimde yapılacak her şeyin en kısa yoldan, en az zaman, emek, para ve ener­jiyle yapılması esasına daya­nan ilke hangisidir?

A)      Açıklık ilkesi

 

B)      Somuttan-soyuta ilkesi

 

C)      Öğrenciye görelik ilkesi

 

D)      Ekonomiklik ilkesi

 

E)      Bilinenden-bilinmeyene ilkesi

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler

Bu soruyu gönderen admin tarih Mart 13th, 2008

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Bir   öğrenme   ortamında   bulunan  faktörler

şunlardır:                                                             

A)  Oğrenen 

B)   Öğrenme malzemesi (öğrenilen şey)                        .

C)   Öğrenme stratejisi (öğrenme biçimi)                       

D)  Öğreten (öğrenmeye yardımcı olan)                        

E) Öğrenme ortamı (öğretilen yer).                              

Bunlardan öğrenen, öğrenme malzemesi ve öğrenme stratejisi öğrenmeyi doğrudan etkilerken, öğretmen ve öğrenme ortamı, bu üç faktörü etkileyerek öğrenmeyi (dolaylı yoldan) etkilerler. Bu yüzden öğrenmeyi etkileyen faktörleri üç grup olarak ele almak gerekir.

A. Öğrenen

LTüreÖzgü Hazıroluş

Öğrenen ile ilgili faktörlerin en başında türe özgü hazır oluş gelir. Öğrenen, ilgili davranışı gösterebilecek bir türden olmalıdır. Eğer tür o davranışı göstermek için gerekli biyolojik donanıma sahip değilse, öğretmeye çalışmak da boşuna olur. Bilindiği gibi “kaz uçar, ama laz uçamaz”.


2.  Olgunlaşma

Öğrenen ile iigili faktörlerden iiki (yukarıdakini saymazsak), olgunlaşmadır. Organizma ilgili davranışı gösterebilecek bir biyoiojik donanıma sahip olabilir. Ancak, söz konusu olan zaman ve zeminde, organizma henüz o olgunluğa ulaşmamış olabilir. Bu durumda öğrenme meydana gelmez. Sözgelimi, insana konuşmayı öğretebilirsiniz, yeni doğmuş bir bebek de insandır, ama ona öğretemezsiniz, çünkü gerekii olgunluğa ulaşmamıştır. Olgunlaşma genellikle yaş ve zeka olarak ele alınır. Yani, bir organizmanın olgunluğa ulaşmasından bahsederken, bir yandan yaş olarak belli bir yaşa gelmesi, diğer yandan yaşıtlarıyla benzer özellikier göstermesi, özellikle kavrama ve bilgi işleme açısından yaşıtlarıyla aynı düzeyde oiması gerekir. Çocuk yaş olarak 5 yaşına gelmiş olabilir, ama hala konuşamıyor olabilir.

3.  Uyarılmışlık

İkinci faktör, uyarılmışlık düzeyidir. Genel uyarılmışlık hali olarak da atıfta bulunulan bu özellik, organizmanın dışarıdan gelen uyarıcıları işleyebilme kapasite ve becerisini gösterir. Bunu daha iyi anlayabilmek için, uyarılmışlık derecelerini gözden geçirmek yararlı olabilir. En düşük uyarılmışlık, bitkisel hayat durumundadır, ancak temel yaşamsal uyarıcılar alınabilir. Sonraki bir düzey, uyku halidir. Kişi etrafındaki uyarıcılardan (en azından) bir kısmını alabiidiği içindir ki uyarılabilmektedir(!). Daha sonra uyuşukluk dediğimiz bir düzey örnek verilebilir. Bu durumda kişi etraftaki uyarıcılardan bazılarını alabilmekte, bazılarını ise alamamaktadır. Sonraki bir düzey normal uyanıklık düzeyi olabilir. Bu durumda kişi etraftan uyarıcı alabilir ve işleyebilir. Gündelik yaşamını sürdürür. Kişinin heyecanlandığı ve “elinin ayağının dolaştığı” durum bir miktar aşırı uyarılmanın söz konusu olduğu durumdur. Bu durumda kişi normalde işleyebileceğinden biraz fazla uyarıcı ile karşı karşıya kalmış demektir. Dehşet veya panik hali ise oldukça aşırı bir uyarılmanın olduğunu gösterir. Bu durumda kişi işleyebileceğinden fazla uyarıcı ile karşı karşıyadır.

Bu uyarılmışlık düzeyleri ile öğrenme arasında bir ilişki vardır. Yani, öğrenmenin meydana gelebilmesi için uyarılmışlığın da bir düzeyde olması gerekir. Bu düzey “orta düzey”dir. Başka bir ifadeyle öğrenmenin meydana gelmesi ve kolay meydana gelmesi için orta düzeyde uyarılmışlık gereklidir. Düşük uyarılmışlık düzeylerinde öğrenme meydana gelmez, kişi uyarıcıyı alamıyordur. Yüksek uyarılma durumlarında da öğrenme meydana gelmez, kişi istediği uyarıcıyı seçebilecek durumda değiidir, ne yapacağını bilemez bir haldedir. Orta düzeyde bir uyarılmışlık öğrenmeyi olumlu yönde etkiler,

Düşük uyarılmışlık düzeylerinde öğrenme olmaz, ancak öğrenmeye yatkıniık meydana getirilebilir. Örneğin, uyuyan bir kişiye bir şey öğretilemez, ama öğrenilecek konulara yatkınlık sağlanabilir. Bu yüzden derse devamda ısrar edilir, çünkü öğrenci derste uyusa bile, konulara yatkıniık sağlar. Yabancı dil eğitiminde bu yatkınlık daha çok işe yarar.

4. Aktarma / Transfer

Öğrenmeyi etkileyen diğer bir faktör, önceki öğrenmelerdir. Bazı kaynaklarda aktarma veya transfer(ans) olarak işaret edilen bu faktör, öğrencinin yeni bir öğrenme yapabilmesi için önceden bir miktar öğrenme yapmış olması gerektiğini, daha gündelik bir ifadeyle gerekli önbilgileri edinmiş olması gerektiğini ifade eder. Önceden gerekli olan, sözgelimi dört işlemi öğrenmemiş bir kişi bayağı kesirleri veya ondalık işlemleri yapamaz. Daha özel olarak söylenirse, birbirine benzer uyarıcıların söz konusu olduğu öğrenmeler uyarıcıların benzerliği ölçüsünde aktarmayı kolaylaştırmaktadır. Aynı şekilde benzer tepkilerin öğrenildiği durumlarda da aktarmanın olumlu olma olasılığı yükselmektedir. Kısaca, benzer uyarıcı ve davranışların kullanıiması öğrenmeyi büyük ölçüde kolaylaştırmaktadir, çünkü öğrenci öğrenmeleri arasında aktarmalar yapabilmektedir. Aktarma olumiu ve olumsuz olmak üzere iki türlüdür:

Olumlu aktarma:

Önceki öğrenmelerin koiaylaştırdığı durumdur.

Kuru fasulye pişirmeyi bilen bir kişinin nohut yemeğini yapmayı öğrenmesi, üçgeni iyi bilen bir kişinin kareyi iki eşit üçgen olarak anlamasındaki kolaylık gibi.

Olumsuz aktarma:

 

sonraki       öğrenmeyi

Önceki  öğrenmenin zorlaştırmasıdır.

ZORLAŞMA

İki parmak daktilo yazmasını bilen bir kişinin 10 parmak yazmayı öğrenmesi, veya Q-klavye yazan birinin F-klavyeyi öğrenmesi gibi. Kısaca benzer uyarıcılar aktarma yapılıp yapılamayacağını, benzer davranışlar ise aktarmanın ne kadar olumlu olacağını belirler.

5. Güdü

Öğrenmeyi etkileyen diğer bir faktör, öğrencinin güdülenmiş olmasıdır. Öğrenmeye açık olmayan, başka bir ifadeyle öğrenmek istemeyen öğrenciye ne kadar uğraşırsanız uğraşın öğretebiieceğiniz şeylersınırlıdır.

Güdü, organizmayı harekete sevk eden durum olarak tanımlanabilir. Güdülendiği için organizma hareket eder, davranışta bulunur. Güdüler ikiye ayrılırlar: birincil güdüler ve ikincil güdüler. Bunlara bazı kaynaklar doğuştan getirilen güdüler ve edinilen (kazanılan) güdüler olarak atıfta bulunmaktadırlar. Birincil güdüler doğuştan getirilir ve organizmanın yaşamını sürdürmesi için gerekli olan güdüler bu gruba girer. İkincil güdüler ise, yaşamsal önem taşımayan, ama organizmayı davranışa yönlendiren durumlardır (başarı güdüsü gibi).

Güdüler döngüseldir. Başka bir şekilde anlatılacak olursa. güdünün üç aşaması vardır:

a)     İhtiyacın hissedilmesi,

b)      İhtiyacı gidermeye yönelik davranış,

c)      Doyum ve rahatlama.

Önce organizma bir eksiklik ve ihtiyaç hisseder. Daha sonra bu eksikliği gidermek için bir davranışta bulunur. Sonra davranış amacına ulaşırsa, ihtiyaç giderilmiş olur ve organizma rahatlar, Açlık, susuzluk gibi ihtiyaçlar birincil (doğuştan) güdülerdendir. Açlık için önce midenin boşalması ve karnın acıkması hissedilir ve doldurulma ihtiyacı duyulur. İkinci aşamada kişi, yemek yiyerek açlık ihtiyacını gidermeye yönelik davranışta bulunur. Yeterince yerse (uygun davranışı gösterirse) karnı doyar, doyum ve rahatiama hali ortaya çıkar. Rahatlamanın ortaya çıkması güdünün yok olmasını sağlamaz, sadece bir dahaki ihtiyacın hissedilmesine kadar hissediimemesini sağlar. Güdülerin döngüsel oluşunun anlamı da budur.

Güdüler öğrenmeye yönelme için olduğu kadar davranışın pekiştirilmesinde de örıemli işlevlere sahiptir.   Uygun  davranışı  gösteren  organizmaya

güdüsüne uygun pekiştirme yapılmalıdır. Sözgelimi karnı aç olan bir çocuğa “aferin” demek pekiştirme olarak pek işe yaramayacağı gibi, karnı tok olan bir çocuğa yiyecek vermek de aynı şekilde pekiştirme olmayacaktır. Pekiştirme, organizmanın ihtiyaçlarına hitap ettiği zaman etkili olur.

Öğrenmede Temel Kavramlar

Bu soruyu gönderen admin tarih Mart 13th, 2008

Davranış insanın her yaptığı şey için kullanıian bir terimdir. Sadece eylemleri değil, durumları da kapsayacak kadar geniştir. Davranışlara örnek vermek gerektiğinde konuşmak ve(ya) konuşmamak diye örnek verilebilmesi bundandır. Çünkü konuşmak da davranıştır, konuşmamak da.
Davranışı analiz ederken onu uyarıcı, tepki, karşılık olarak analiz etmek yaygınlaşmışîır.
Uyarıcı;
a) Organizma tarafından (algılanarak) davranışa yol
açan,
b) İçte ve dışta meydana gelen değişikliklerdir.
Buna göre bir değişikliğin uyarıcı niteliği kazanabilmesi için bu iki şartı yerine getirmesi gerekir. İçte meydana gelen değişikliklere; karnın acıkması, vücuttaki su miktarının azalması, kalbin hızlı atması örnek olarak verilebilir. Dışta meydana gelen değişiklikler ise ısı, ışık ve ses açısından meydana gelen değişiklikler olarak ele alınabilir.
Tepki;
Organizmanın uyarıcıya karşı göstermiş olduğu davranıştır. Tepki, uyarıcıya göre tanımlandığı için bir tepkiden bahsedebilmek için önce uyarıcıyı ele almak ve göstermek gerekir.

Karşılık;
Organizmanın gösterdiği tepkiye karşılık almış olduğu uyarıcıdır. Karşılık üç türlü olabilir:
1. Pekiştirme: Organizmanın davranışının
gösterilme olasılığının artırılmasıdır. İki türü vardır:
a) Olumlu pekiştirme; İçinde bulunulan duruma
hoş bir uyarıcının eklenmesidir. Çikolata vermek
gibi.
b) Olumsuz pekiştirme: İçinde bulunulan
durumdan hoş olmayan bir uyarıcının
kaldırılmasıdır. İyi hal gösteren bir mahkumun hafta
sonu iznine gönderilmesi gibi.
2. Ceza: Organizmanın davranışının gösterilmeme
olasılığının artırılmasıdır. İki türü vardır:
a) I. Tür ceza: Organizmanın içinde bulunduğu
duruma hoş olmayan bir uyarıcının eklenmesidir.
Gündelik dildeki ceza büyük ölçüde böyiedir.
Çocuğun fiziksel olarak cezalandırılması veya
ağzına biber sürülmesi böyledir.
b) II. Tür ceza: Organizmanın içinde bulunduğu
durumdan hoş bir uyarıcının kaldırılmasıdır. Çocuğa
verilen bir ödülün geri alınması böyledir.
3. Karşılık vermeme: Organizmanın davranışının
görmezlikten gelinmesidir ki, uzun vadede sönmeye
(unutmaya) yol açar. Bu açıklama temelde
davranışçı yaklaşıma dayalı bir ifadedir.

Kuramlar ve Kuramcılar

Bu soruyu gönderen admin tarih Şubat 7th, 2008

Gelişim Görevleri: Havighurst

Psikolinguistik Dil Kuramı (Doğuştancı Kuram): Chomsky, McNeill, Lenneberg

Dil Öğrenme (Sosyal): Gesel

Bağlanma Kuramı: Ainsworth, Bowlby

Zihinsel Gelişim Kuramı: Piaget, Vygotsky

Psikanalitik Kuram: Freud, Adler, Jung, Horney, Sullivan

Psikososyal Kuram: Erikson

İnsancıl Kuram: Abraham Maslow, Carl Rogers, Kohlberg, Combs

Ahlak (Törel, Moral) Gelişim Kuramı: Kohlberg, Piaget, Gilligan, Dewey

Davranışçı Kuram: “Kurucusu Watson”, Pavlov, Skinner, Thorndike, Guthrie, J.Locke

Gestalt Kuramı: Wertheimer, Köhler, Kofka, Piaget, Bruner, Ausubel, Festinger, Lewin

Sosyal (Modelden) Öğrenme: “İlk kez Rotter kullanmıştır”, Bandura, Zimmerman

Kademeli Yaklaşma (Biçimlendirme): Skinner

Sistematik Duyarsızlaştırma: “Kurucusu Wolfe”, Watson, Pavlov

Öğrenilmiş Çaresizlik: Seligman

Premack İlkesi: Premack

Gizil (Örtük) Öğrenme: Tolman, Köhler

Deneme-Yanılma Yoluyla Öğrenme: Thorndike

Bağ Kuramı: Thorndike

Çoklu Etmen Kuramı: Thorndike

Sistematik Davranışçı Kuram: Hull

Yaşantısal Öğrenme Kuramı: Kolb

İçgörüsel (Kavrayarak ya da Seziş) Öğrenme: Köhler

Klasik Koşullanma: Pavlov

Edimsel (Operant) Koşullanma: Skinner

Bilgiyi İşleme Kuramı: Gagne, Bruner, Miller, Brings, Neisser, Seller, Zimmerman

Beyin Temelli (Nöro-Fizyolojik) Öğrenme: Hebb, W.James

İki Etmen Kuramı (Zeka): Sperman

Küp Kuramı: Guilford

Duygusal Zeka Kuramı: Goleman, Salovey

Çoklu Zeka Kuramı: Gardner

Yapılandırmacı Kuram (Constructivism): “İlk kez 18. YY.’da Vico”, Piaget, Vygotsky, Barlett, Bruner, Kant, Hegel, John Dewey, Kelly, Ausubel

Fenomenolojik Yaklaşım: Carl Rogers, Kelly, Snygg, Combs

Bireysel Psikoloji: Adler

Bitişik Kuramlar: Watson, Guthrie

İşaret Öğrenme: Tolman

Bıktırma - Eşik (Alıştırma) - Zıt Tepki Yöntemleri: Guthrie

Pragmatizm - Problem Çözme: William James, John Dewey

Daimicilik: Adler, Mortinerd, Maynard

Esasicilik: Horne, Bagley, Kandel

İlerlemecilik: John Dewey, Bacon, Conte, William James

Yeniden Kurmacılık (Existentialism): John Dewey, Bergson, Horne

Natüralizm: J.J.Rousseu

Politeknik Eğitim: Marx, Engels, Lenin

Ontoloji: Aristoteles

Rasyonel Planlama Modeli: Taylor, Richard

Yenilikçi Durumsal Model: Skilbeck

Süreç Yaklaşımı: Stenhouse

Doğrusal Programlama Yaklaşımı: Tyler

Sarmal (Spiral – Helezonik) Programlama Yaklaşımı: Bruner

Modüler Programlama Yaklaşımı: Vygotsky

Konu Ağı – Proje – Sorgulama Merkezli – Çekirdek Programlama Yaklaşımları: John Dewey

Eylemsel Öğrenme: Bruner

Anlamlı Öğrenme: Ausubel

Aktif Öğrenme:
Kolb

Sunuş Yoluyla Öğretim Stratejisi: Ausubel

Buluş Yoluyla Öğretim Stratejisi: Bruner

Araştırma - İnceleme Stratejisi: John Dewey

Tam Öğrenme: Bloom

Programlı Öğretim: Skinner

İşbirlikçi (Kubaşık) Öğrenme: “1935′te Kurt Lewin, 1949′da Deutsch temelini oluşturur”, John Dewey, Vygotsky, Slavin, Piaget, Bandura, Skinner, Sharan, Kagan

Temel Öğrenme Modeli: Glasser

Okulda Öğrenme Modeli: Carroll

Basamaklı Öğretim: Nunley

Proje Tabanlı Öğretim: John Dewey, Bruner, Kilpatrick

Altı Şapkalı Düşünme: E. Bono

Beyin Fırtınası: A. Osbourne

Balık Kılçığı Tekniği: K. Ishikawa

Sosyometri: Moreno

Varoluşçu Yaklaşım: May, Rank, Yalom, Kierkgaard, Kaam, Frankl

Akılcı – Duygusal Yaklaşım: Ellis, Beck

Psikolojik Ağırlıklı Kuram: Dolard

KR20 - KR21: Kuder – Richardson

Yapısalcı Kuram (Psikoloji): W.Wundt, E.Titchener

Fonksiyonolist Akım (İşlevselcilik) (Psikoloji): William James, John Dewey

Tümevarımsal Kuram: Taba

Mesleki Rehberlik: Parson

Yakınsal Gelişim Alanı: Vygotsky

Etki Kanunu: Thorndike

Etkin Öğrenme: Bonswell

Eğitime Rehberlik Hizmetlerini Kullanan İlk Kişi: Brewer

Meslek Seçiminde Gelişim Kurallarını Ortaya Atan Kişi: Ginzberg

Mesleki Gelişimde 6 Tip İnsan Modelinin Olduğunu Savunan Kişi: Holland

Eğitim Programını (Yetişek) İlk Kez Kullanan Kişi: F. Babbitt

Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı-Bilişselci

Bu soruyu gönderen admin tarih Şubat 7th, 2008

Öğrenciler etkin bir rol oynar.

Bilginin öğrencinin var olan değer yargıları ve yaşantıları tarafından üretildiği düşünülür.

Gerçek bilgi bireyin yaşantısından bağımsız olarak gerçekleşemez.

Öğrenci bilgiyi etkin biçimde işler, önceki bilgilerle bağlantı kurarak kendine mal eder.

Ezber Yoktur.

Bilgi transfer edilir, var olan bilgi yeniden yorumlanır, yeni bilgi oluşturulur.

Bilgi aktarma yoktur.

Gerçek hayattan Örnekler vererek ve Problem Çözerek gerçek bilgiye ulaşılır.

Öğrenci aktiftir ve bilgiyi yapılandırır.

Ön Yaşantılar Önemlidir.

Hazır bilgiyi birisinden almak öğrenme olarak Düşünülmemektedir.

Öğrenci bilgi yapılarını inşa eder.

YAPILANDIRMACI ÖĞRENME KURAMININ TEMEL ÖZELLİKLERİ
Öğretmenin Rolü,

Öğrenci ilgisini çekmek için problemler, sorular ve kavramlar etrafında bilgiyi organize temektir.

Öğrencilerin yeni bakış açıları geliştirmelerine ve önceki öğrenmeleriyle bağlantı kurmalarına yardımcı olmak.

Fikirler Bütün sunulur, sonra parçalara ayrılır.

Öğrencileri konuya ilgi uyandıran problemlere yönlendirmek.
Öğrenmeyi yapılandırmak.
Eğitim programını Öğrenci Görüşlerine göre Yönlendirmek.
Öğrenmelerin değerlendirmesini öğretim kapsamında ele almak.

Yapılandırmacı öğrenmede Grupla çalışma da vardır.

Değerlendirme

Değerlendirme yapılırken öğretim süreci dikkate alınır: öğretmen gözlemleri, öğrenci görüşmeleri, öğrenci tümel dosyaları, proje ve probleme dayalı öğrenme ürünleri.

Yapılandırmacı öğretimin ilk basamağı Dikkat Çekmedir.

Öğrenciler kendi kendilerine öğrenme olanağına kavuşmaktadır.

Öğrenciler öğretimin Planlanması, Uygulanması ve Değerlendirilmesi şamalarında Etkin rol almaktadırlar.

YAPILANDIRMACI SINIFLARDA ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENİN ROLLERİ
Öğretmenin Rolü:

Sınıfın Kontrolünü öğrencilere bırakmaya istekli olmak.
Öğrencinin öğrenebileceği pek çok kaynaktan birisi olmak.
Açık uçlu sorular sormak
İşbirlikli öğrenme stratejileri kullanmak.
YAPILANDIRMACI SINIFLARDA DEĞERLENDİRME

Test tekniği en AZ kullanılan tekniktir, çünkü test, öğrencileri ezbere yöneltmektedir.

Öğretmenler öğrenmeyi gösteren değişik kanıtlar toplayabilir.

Öğrencilerin katıldıkları öğrenme görevlerine ilişkin dokümanlar ve gözlemler değerlendirmede önemli yer tutarlar.

Çalışma örnekleri, proje çalışmaları, performanslar, performans sınavları, kısa cevaplı sorular değerlendirmede kullanılabilir.

Öğrenci tümel dosyaları da kullanılabilir.

İşbirliğe Dayalı Öğrenme John Dewey

Bu soruyu gönderen admin tarih Şubat 7th, 2008

Dewey tarafından ortaya atılmıştır.

Grup üyeleri grubun başarı ya da başarısızlığından sorumludur.

Bireyin başarısı grubun başarısına bağlı olduğundan grup üyeleri arkadaşlarının başarısına sürekli katkı getirmektedir.

Gruptaki herkes birbirinin öğrenmesinden sorumludur.

Bireysel yarışma yoktur. Grup yarışmaları vardır.

Gruplar heterojen olmalıdır.

Bireysel sorumluluk esastır.

Her bireyin grup içindeki performansı değerlendirilir.

Herkes başarılı olmadıkça gruptan bir üyenin başarılı olması zordur.

Bu sınıflarda öğrenciler birbirlerinin öğrenmesinden sorumludur.

Dönüt, pekiştirme ve destek öğretmenden DEĞİL ÖĞRENCİDEN GELİR.

Ödüller bireysel değil, gruba yöneliktir.

Bireysel çalışmayı tek başına değerlendirmek yerine bireyin gruptaki başarısı dikkate alınır.

Eğer sınav yapılıyorsa grubun puanı tüm üyelerin aldığı puanın ortalamasıdır.

Gruplar 4-6 kişiden oluşur


Copyright © 2008-2010 KPSS kapesese.com farkıyla. All rights reserved.
Bu site Gülşah Çamdalı(Hayattaki ki En Önemli Varlığım)'ya armağan edilmiştir
Sınava Hazırlık
Entertainment blogs
Sık Kullanılanlara Ekle