KPSS 2008 SORU DEĞERLENDİRMESİ
Güncel Temmuz 17th, 2008İZMİR YEDİİKLİM EĞİTİM KURUMLARI KPSS 2008 ANAYASA SORULARI DEĞERLENDİRMESİ
Sevgideğer adaylar,
2008 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı(KPSS) 28.06.2009 tarihinde yapılmıştır; ancak, özellikle öğretmen adaylarını ilgilendiren eğitim bilimleri ile bazı hukuk soruları açısından tartışılırlığını sürdürmektedir.Konuyla ilgili yazılı ve görsel medyadan da izlendiği kadarıyla sınav sorularına itiraz ile sınavın iptali hususu tartışma konuları arasında öncelikli yer almaktadır.
Temel yurttaşlık bilgisi bölüm sorularının kısaca analizine geçmeden, öncelikle belirtmek gerekir ki,sınavın bir bütün olarak iptali için gerekli hukuki sebepler şu an için mevcut gözükmemektedir.Yanlış olduğu düşünülen sorularla ilgili sınava giren her adayın itiraz hakkı şüphesiz ki vardır.Ancak ve maalesef yayınevleri bu durumu, adayları ciddi şekilde bilgilendirmek yerine, “kaybolan prestijlerini” adayların psikolojisinden yararlanarak örtme yolu olarak görmektedir.
Adaylar öncelikle, 4982 Sayılı “Bilgi Edinme Kanunu” kapsamında (kanundaki istisnalar dışında) sınavla ilgili her türlü bilgiyi isteme hakkına sahiptirler.
Yukarda belirtilen husun dışında ayrıca,2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun ilgili maddeleri uyarınca(10 ve 11), yetkili idari makama(OSYM) yanlış olduğu düşünülen sorunun iptal edilmesi gerektiğini belirten bir idari başvuru yapılmalıdır.
Yetkili idare (OSYM) şayet başvuruyu, başvuru tarihini izleyen günden itibaren başlamak kaydıyla 60 gün içinde cevaplamazsa, bu bir zımmi red (sessiz kalarak talebi red) anlamına gelir ki, bu da idari bir işlemdir bu tarihi izleyen günden itibaren;şayet başvuruya olumsuz cevap verirse, red kararının tebliğini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde idare mahkemesine, yanlış olduğu düşünülen sorunun iptal edilmesi amacıyla dava açılabilir.
2008 YILI KPSS TEMEL YURTTAŞLIK BİLGİSİ SORULARININ KISACA ANALİZİ
Sorular şıklarıyla birlikte sitede mevcut olduğu için sadece soru üzerinden değerlendirme yapılmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki, temel yurttaşlık bölüm sorularının bir kısmının, her yıl farklı konulardan gelmeye devam edeceğini ve eleyici olacağını düşünmekteyim.
Soru 49
Bir ülkede, yetkili bir makam tarafından konulan ve hâlen yürürlükte bulunan hukuk kurallarının tümüne ne ad verilir?(Zor soru)
Soruya neden itiraz edildiğini, meslekten hukukçu birisi olarak anlamış değilim!
Sorunun zorluğu soruluş şekliyle ilgilidir.OSYM tarafından 2006 yılı KPSS Lisans düzeyi sınavında sorulan soru adayları yanıltan en büyük etkendir.Çoğu aday bu konuyu, “yazılı ve yazısız tüm hukuk kuralları pozitif ;sadece yazılı olanlar mevzu hukuk(mevzuat)” şeklinde ezberlediği için soru zordur.Soruda dikkat edilmesi gereken nokta “yetkili makamlar tarafından konulan” ifadesidir. OSYM kısmen de olsa konuyu teknik boyutuna taşımıştır.Bazı yayınevlerinin bu soruya itiraz ettiğini duymaktayız. Maalesef bu soruya yanlış diye itiraz etmek, hukuk formasyonu almamış olmayı gerektirmektedir.
Şöyle ki, yetkili makamlar ancak yazılı hukuk kuralı,mevzuat (kanun, khk, uluslararası antlaşmalar,tüzük,yönetmelik v.s) koyarlar.Yazısız hukuk(örf ve adet hukuku) yetkili makamlarca konulmaz.Örf ve adet hukuku( genel inanış, uzun süredir uygulanma) hakimin yazılı bir hukuk kuralı olmaması halinde(kanun boşluğu) somut olaya uygulayacağı ikincil ve yazısız hukuk kaynağıdır.Bunun için hakimin o örf ve adetin daha önce devletçe tanınmış olup olmadığını araştırması gerekmez.Yetkili makamlarca konulan tüm hukuk kuralları yazılı kurallardır.Örf ve adet hukukuna genelde, nadiren ve özellikle medeni hukuk, ticaret hukuku ve uluslar arası hukukta başvurulur.
Soru 50
Bir somut olaya uygulanacak yazılı ya da yazılı olmayan bir hukuk kuralının bulunmaması durumuna ne ad verilir?(Soru zor, cevap basit)
Bu soruya da itiraz edilmesi anlaşılır gibi değildir.
Hukuk kurallarında boşluk konusu hukuk formasyonu almayan kişiler için zor bir sorudur.Ancak,genel yetenek genel kültür sınavına giren adayların çok az bir bölümünün hukuk eğitimi alan kişiler olduğunu düşünürsek, soruyu hazırlayanların adaylardan cevap şıkkına basit bir düşünce tarzıyla yaklaşmasını beklediğini çıkarabiliriz.Yani hakimin önüne gelen somut bir olaya uygulayacağı, hem mevzuatta(yazılı hukuk) hem de yazısız hukukta(örf ve adet hukuku) hiçbir kural yoktur.Bu da “hukukta boşluk” demektir.
Şöyle ki;literatür de daha çok yasa(kanun) boşluğu kavramı üzerinde durulmaktadır.Çünkü, hukuk kurallarının tamamında boşluk bulunması hali hakimin çok karşılaştığı bir durum değildir.Kanun boşluğu ise daha çok karşılaşılan bir meseledir ve türleri vardır.Basitçe değinecek olursak:
Kanun Boşluğu:Somut olaya uygulanacak yazılı bir hukuk kuralının olmaması yada kuralın somut olaya tam uygulanamaması,kuralın tam açık olmaması ve benzeri durumlardır.Yasa koyucu bu durumu bazen bilerek ;bazen de istemeden boş bırakmıştır.
a)Kural içi boşluk türleri:
I.)Başka kurallara atıf(yollama)yapılması istenildiği için boş bırakılmıştır.
II.)Genel kavramlar kullanılarak içeriği boş bırakılmıştır.
III.)Bilinçli olarak boş bırakılmıştır.
b)Kural dışı boşluk(istenilmeden bırakılan boşlukta denilebilir) türleri:
I.) Açık boşluk
II.)Açık olmayan(örtülü) boşluk
Kanun boşluğu söz konusu olduğu durumlarda, Medeni Kanunun 1. maddesinin 2.fıkrası gereği, hakim önüne gelen meseleyi yazısız hukuka (örf ve adet hukukuna) bakarak çözecek ve boşluğu dolduracaktır.
Hukuk Boşluğu:Hem yasada(kanunda) hem de yazısız hukukta (örf ve adet hukuku) sorunu çözecek bir kural mevcut değildir.Bu durumda, Medeni kanunun 1.maddesinin 2.fıkrasının 3. cümlesi gereği, hakim meseleyi yasa koyucu gibi düşünerek hukuk yaratarak çözecektir.
Ancak kanımca, adayların boşluk türlerini detayıyla bilmesi gerekmemektedir.
Soru 51.
Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesinde geçerli olan ana ilke aşağıdakilerden hangisidir? (Zor ve beklenilen bir soru)
Medeni hukukun temel bir prensibi sorulmuştur.Soru zordur ancak cevap şıkkının“dürüstlük (objektif iyiniyet)” şeklinde verilmesini soruyu kolaylaştırma amacı taşıdığını düşünebiliriz.
Medeni Kanunun 2.Maddesinin 1. Cümlesi kısaca, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifada(yerine getirirken) dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdür ifadesine yer vermiştir.
Bu hüküm genel bir prensibi ifade eder ki buna “OBJEKTİF İYİNİYET” de denir.
Dürüstlük kuralı,hukuki ilişkilerde orta zekalı,makul bir kimsenin karşılıklı güven ilişkisi içinde uyması gereken ve herkesce benimsenen kuralların toplamı olarak ta ifade edilebilir.
Kişiler haklarını kullanırken ve bir borç meydana gelmişse borçlarını yerine getirirken ,bu hak ister yasadan,ister sözleşme ilişkisinden ve isterse sözleşme öncesi ilişkiden kaynaklansın, dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.Hakim hukuki ilişkilerin çözümünde bu hususu kendiliğinden gözetir.
Soru 52
1982 Anayasası”na göre, suç ve cezalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?(Kolay soru)
Sorunun kolaylığı diğer şıkların rahat elenebilmesinden de kaynaklanmaktadır.
2004 yılı Anayasa değişikliğinden önce vatandaşlar hiçbir şekilde yabancı bir ülkeye suç işlediği gerekçesiyle verilemiyordu.Değişiklikle,” Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez” hükmüne yer verilmiştir.Yani sadece Uluslararası Ceza Mahkemesi”ndeki suçlar (savaş,soykırım gibi) sebebiyle vatandaş yabancı bir ülkeye verilebilecektir.
Soru 53
I. Tutuklular
II. Askerî öğrenciler
III. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşları
IV. Silah altında bulunan er ve erbaşlar
V. Taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz
kurumlarında bulunan hükümlüler
1982 Anayasası”na göre, yukarıdakilerden hangileri seçimlerde oy kullanamaz? (Kolay soru)
Özellikle “tutuklu” ve “hükümlü” kavramlarının farkının bilinmesi soruyu çözmede kolaylık sağlamıştır.Ayrıca yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanma şekli 2007 yılında gündemde sık sık yer almış ve tartışılmıştır.V numaralı öncül “hariç” kelimesi kullanılmadan sorulsaydı soru zorlaşır ve hem taksirli suç kavramının bilinmesini gerektiren hem de dikkat isteyen bir soru haline gelebilirdi.
Soru 54
1982 Anayasası”na göre, aşağıdakilerden hangisi TBMM üyeliğinin sona erme nedenlerinden biridir?(Kolay soru)
Milletvekillerinin,Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak 1 ay içinde toplam 5 birleşim günü katılmaması TBMM Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğuyla vereceği kararla milletvekilliğini düşüren bir durumdur.OSYM tarafından KPSS”de, diğer şıklar farklı olarak aranılan cevap açısından, daha önceki yıllarda sorulmuş bir sorudur.
Soru 55
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?(Kolay ama dikkat isteyen bir soru)
Sorulması beklenilen bir konudur.Kurulun başkanının Adalet Bakanı olduğu bilgisi bilinmesine rağmen, B şıkkında yer alan, “ Kurulun Başkanı Adalet Bakanlığı müsteşarıdır.” İfadesinde, ilk algılamada “müsteşarı” kelimesinin gözden kaçması söz konusudur.Muhtemelen bazı adaylar doğru bilgiyi bilse dahi bu nedenle soruyu yanlış yapmış olabilir.
Soru 56
1982 Anayasası”na göre, uygulanmakta olan olağanüstü hâlin, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine her defasında 4 ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar vermeye aşağıdakilerden hangisi yetkilidir?(Orta zorlukta bir soru)
Olağanüstü yönetim usullerini ilan etmeye Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu yetkilidir.Onaylamak,uzatmak veya kaldırmak yetkisi ise TBMM”ye aittir.Soru cümlesinde “Bakanlar Kurulunun istemi “ ifadesinin kullanılmaması ve şıklarda “Bakanlar Kurulu” ifadesine yer verilmesi halinde soru biraz daha zorlaşabilirdi.
Soru 57
1982 Anayasası”na göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesinin görevlerinden biridir?(Zor ve beklenilen soru)
Aslında Anayasa Mahkemesi gündemde bir konu olması nedeniyle beklenilen bir sorudur.Ancak Anayasa Mahkemesi”nin en az bilinen ve dikkat edilmeyen görevlerinden birisi olan “Uyuşmazlık Mahkemesi”ne başkan seçmek” seçeneği sorulduğu için soru zorlaşmıştır.
Soru 58
Türkiye”de 2008 yılında Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”nda yapılan değişikliklere göre, emeklilik yaşı kademeli olarak artarak 2048 yılından itibaren kaç olacaktır?(Kolay soru)
Sosyal güvenlik konusu ve bu kapsamda kamuoyunda kısaca Sosyal Güvenlik Yasası olarak ta biline yasa 2007 yılından itibaren ve özellikle de 2008 yılında fazlasıyla gündemde yer almıştır.Soruda tek dikkat edilmesi gereken noktanın emeklilik yaşının kademeli olarak arttıktan belli bir süre sonra 65 olacağı hususudur.
Soru 59
2008 yılında bağımsızlığını ilan eden Balkan ülkesi aşağıdakilerden hangisi?(Kolay soru)
Kosava”nın bağımsızlığını ilan etmesi,tüm kamuoyu ve özellikle de KPSS sınavına hazırlanan adaylar açısında fazlasıyla dikkati çeken ve bilinen bir konudur.
Soru 60
2008 Yaz Olimpiyatları aşağıdaki şehirlerden hangisinde yapılacaktır?(Kolay soru)
2008 Yaz Olimpiyatları”nın Çin”in başkenti Pekin”de yapılacağı bilgisi sınava hazırlanan ve bu nedenle gündemi takip eden adaylar açısından basit bir sorudur.
Sevgideğer adaylar,her yıl üniversitelerden mezun olan kişi sayısının katlanarak artması, buna karşılık gerek devletin ve gerekse özel sektörün istihdam alanını genişletmemesi, adayların yaşadığı sorunun zannedersem temel nedenini oluşturmaktadır. Bu nedenle Kamu Personeli Seçme Sınavı(KPSS) adaylar açısından “işkenceye” dönüşmüştür.Ancak yukarıda da belirtildiği gibi kadro sayısının artırılmaması hatta “kamunun küçültülmesi”, merkezi bir sınavı sorunun sebebi değil, sonucu yapmaktadır.
Bu nedenle, Kamu Personeli Seçme Sınavı(KPSS) ciddi bir eleme sınavı haline gelmiştir.Özellikle öğretmen adaylarını ilgilendiren eğitim bilimleri alanındaki soru tiplerinin ve konuların, 2008 yılı sınavında adayları üzecek şekilde köklü değişikliğe uğraması bu durumun bir sonucudur.
Adayların içinde bulunduğu sosyal,ekonomik ve psikolojik durum düşünüldüğünde, KPSS sınavına hazırlık kapsamında yayın yapan tüm yayınevlerine ve bu konuda eğitim veren kurslara ciddi sorumluluk düşmektedir.Popülist ve içeriği olmayan reklam ve davranışlardan uzak durarak, hem akademik bilimselliği göz önünde tutan hem de test usulü bir eleme sınavı yapıldığı gerçeğini ihmal etmeyen yayıncılık ve eğitim, temel anlayış olmak zorundadır.
Genelde Yediiklim yayıncılık özelde ise İzmir Yediiklim Eğitim Kurumu olarak, 2008 yılı KPSS sınavında öğretmen adayları açısından hem genel yetenek genel kültür hem de ve özellikle eğitim bilimleri alanlarında köklü değişiklik olacağını yıl içinde öngörmüş olduğumuz, derslerde verilen eğitimi ve özellikle kurumsal deneme sınavlarımızı kalıplardan çıkarak gerçekleştirme yoluna gittiğimiz bilinmektedir. Kursiyerlerimiz KPSS sınavından sonra yaşadığı psikolojiyi yıl içinde Kurumsal deneme sınavlarımızdan sonra yaşamıştır.Hatta bu nedenle hem kursiyerlerimizden hem de bu gün için çok fazla eleştiri alan yayınevleri ile kurslardan dahi haksız eleştiri aldığımız herkesce malumdur.Ancak öngörümüzün ve uygulamamızın ne kadar haklı olduğunu konuyla ilgili herkes görmüş bulunmaktadır.Bu nedenle bize iletilen “takdir ve haklılık” mesajlarından dolayı herkese teşekkür ederim.
İzmir Yediiklim Eğitim Kurumu olarak çalışmalarımıza aynı sorumluluk anlayışıyla ve daha da geliştirerek devam edeceğimizi belirtir, tüm adaylara hayatlarının her alanında başarılar dilerim.
İZMİR YEDİİKLİM EĞİTİM KURUMU HUKUK BÖLÜM SORUMLUSU
Erhan ÖZLÜ
Avukat,Hukukçu,Editör
Cevap yaz
Sayın ziyaretçiGiriş yapmalısınız cevap göndermek için.
Son Yorumlar